ikobanaikosana

bir şeyler

Bir gün biriyle tanışıyorsun. Git gide yakınlaşıyorsun, alışıyorsun ona. Çok seviyorsun, bağlanıyorsun. O da seni seviyor. Sen özlüyorsun o özlüyor. Sen kıskanıyorsun o kıskanıyor. Sen aşkından ölüyorsun, onu bilmiyorsun ama onun daha da çok öldüğüne inandırıyorsun kendini. “Öyle yaptıysa bir sebebi var.”, “Konuşmuyor çünkü beni çok sevdiği için çok kızdı”larla dolduruyorsun hayatını. Her şeyin bir açıklaması var. Seviyor. 

Sonra başka bir gün geliyor. Her şey “aslında sevmiyormuş”a dönüyor. Bir bir gözden geçiriyorsun. Bir şey oluyor belki ve o son noktada anlıyorsun her şeyi. Sevilen sen değilsin.

Artık üzücü bir aşk hikayen var. Üzülüyorsun üzülebildiğin kadar.

Sonra onlardan bambaşka bir gün geliyor. Tutup bu aşk hikayesini yazıyorsun. Yazdıkça görüyorsun ki diğerlerininkinden hiçbir farkı yok. Detayları çıkarttığın zaman işin içinden hep aynı iskeletle karşılaşıyorsun. Hiçbir anlamı kalmıyor. Elinde hiçbir şeyle duruyorsun orda, diğer herkesle beraber.

Ne garip.

iştahımın olmadığı o çok nadir günlerden biri… yine de canım istemedi değil. :D

iştahımın olmadığı o çok nadir günlerden biri… yine de canım istemedi değil. :D

(Source: a-million-times-over, via dirtyatmosphere)

Ultralite Powered by Tumblr | Designed by:Doinwork